15 Ağu 2013

SUDAK avımız..09-11 ağustos 2013

Merhaba sevgili dostlar, birkaç yıldan beri hayallerimizi süsleyen sudak avımızı nihayet bayramı da fırsat bilerek gerçekleştirme şansımız oldu. Daha önceden planladığımız gibi Havza' dan Faruk arkadaşımızla görüşerek yer seçimimizi daha önceki yıllarda güzel balık aldığımız bir yerde karar kıldık, sonuçta merayı biliyorduk ve bu bilgiyi avantaj olarak kullanmalıydık. Güzel ve keyifli bir yolculuktan sonra nihayet kayık bizi istediğimiz avlağa bıraktı, fakat gözün gördüğü her yer arabalar ve balıkcılar ile doluydu, insanlar bayram fırsatı deyip gelmişler, her tarafta bir hareket, bir koşturmaca, bizde rastgele deyip hava kararırken oltaları gümüşleyip suya, ait oldukları yer ile buluşturduk ve başladık beklemeye, gözlerimiz şamandra ışıklarında bir yandan kamp işlerini görüyoruz, ilk akşam olmanın hevesi ile bir an önce balık vursun ortalık şenlensin diye bekliyoruz, çok geçmeden İsmail'in oltası gömüldü hemen bir koşu oltanın başında bulduk kendimizi daha kamp bizi yormamış, fakat nasip işte balık kenerda son çırpınırken kancadan kurtuldu, balığın kaçtığına fazla üzülmedik çünkü balık vardı ve vuruyordu, o gece bu gece deyip sevindik, yaklaşık bir saat sonra yine aynı olta suya gömüldü ışık dipten adeta bir ok gibi hareket ediyordu, çok geçmeden balığı kıyıladık, yaklaşık 1,5 kg civarında bir sudak kepçenin içinde idi, tamam dedik yiyecek balığımız tutuldu aç kalmayız dedik, o gece yanımızda getirdiğimiz konserveleri yerken biz hala balık vuracak ve biz bir koşu balığı çekecez diye bekledik, ben saat 01 Faruk ve ismail saat 03 civarında yattılar malesef ilk başta güzel vuran balık daha sonra hiç vurmamıştı. Sabah erken yatmanın rahatlığı ile ilk ben kalktım sakin bir hava ayna gibi berrak bir su vardı, uzaklarden keçi ve hayvanların çıngırak sesleri duyuluyordu, ilk işim tüm oltaları kontrol etmek oldu, oltalar aynen bıraktığımız gibiydi ve yemler kancanın ucunda duruyorlardı toplamda suda 11 olta vardı ve sadece Faruğun oltası gergin bir şekilde idi, bu arada uykudan kalkan faruk oltadaki sudağı bir hamlede kıyıya çekti o da yaklaşık 1,5 kg idi. Daha sonra oltaları bırakarak kahvaltı faslına geçtik, güzel bir kahvaltıdan sonra tekrar balık yakalama pozisyonuna geçtik, zaten nerde ne yaparsak yapalım bir gözümüz mutlaka şamandralardaydı, öğlene doğru Faruk avı sonlandırdı ertesi günü işim var dedi bizlere, avlak fazlasıyla bize kalmış sudaki olta adedimiz 4+ 4 toplam 8 adet olarak biz balık yakalamaya devam ettik, bazen ağaçların altında bazen şemsiyenin altında nihayet akşam serinliğini yapmayı başardık, bu arada ismailin oltasına 2kg lık bir sazan daha vurdu ve onuda kıyılattık bir gece önceden buzluğa koyduğumuz gümüşleri çıkardık ve oltaları tekrar gümüş ile donattık, bu geceden daha ümitiydik her şey hazırdı ve ilk balık saat 10 civarında göz göre göre benim şamandrayı derinlere götürmeye kalktı hemen koşup zımbayı vurduk ve iri bir sudağımız daha livara girdi iki dakika sonra diğer oltada gömüldü tuttuğumuz balık ile uğraşırken İsmail çoktan zımbayı vurmuştu ve olta adeta iki büklüm olmuştu, ve aniden balığı göremeden balık kaçtı oltayı incelediğimizde kancanın dibinden koptuğunu anlamamız fazla sürmedi.O gece sabaha kadar beklememiz fayda etmedi, bir daha hiç balık vurmadı, gelen sürüden ne yakalarsan onunla kalıyorsun demekki dedik hafızamıza yazdık. Sabah saat 09 civarında güneş yükselmeden kampı tertemiz bırakarak hayellerimizi gerçekleştirmenin huzuru içinde evlerimizin yolunu tuttuk. Bu avımızda beni yanlız bırakmayan İsmail arkadaşıma ve bize avlakta katılarak avlağını ve tecrübelerini istisnasız paylaşan Faruk arkadaşıma çok teşekkür ederim.Bir dahaki avımızda buluşmak üzere hoşcakalın.Rastgele..


Hiç yorum yok:

S a m s u n .... a v l a r ı m: çinekop ve sarıkanat avı

S a m s u n .... a v l a r ı m: çinekop ve sarıkanat avı : 12 ocak 2019 Karadeniz in cömertliği bitmiyor, beyaz s...